HOMEOPATİ

"Sağlıkta Bütünsel Yaklaşım"

HOMEOPATİK İLAÇLAR

Homeopati de İlaçlar

Homeopatik ilaç hazırlama tekniğindeki fark nedir?

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki doğada bulunan her maddenin içinde gizli bir tür “iç yaşam gücü” bulunur . Eğer bir maddeyi doğru bir şekilde işlemesini bilirsek, bizler bu ‘gücü’ harekete geçirebilir ve kullanabiliriz ki homeopatik ilaçların hazırlanmaları ve tedavi sırasında gösterdikleri etkileri bu esasa dayanmaktadır.

Homeopatik ilaçlar; bitkilerden, hayvanlardan, minerallerden ve insanlara veya hayvanlara ait hastalıklı dokulardan yüksek oranda seyreltilerek etkin hale getirilir. Belli bir seyreltme noktasından sonra artık ilacın elde edildiği madde yok olur ve sadece onun enerjisi veya o maddenin ruhu olarak nitelendirebileceğimiz kısmı kalır.

Buradan da anlaşılacağı üzere Hahneman’ın tüm araştırmaları sürecinde dikkatini çeken iki şey vardı: birincisi, son derece seyreltilmiş remediler (homeopatik ilaçlar) ancak homeopatik olarak potansiyalize edilmişse, yani çalkalama yoluyla enerjileri arttırılmışsa şifa verebiliyordu; ikincisi, bu ilaçlar potansiyalize edildiğinde, orijinal maddenin fark edilebilir bir madde izi içermiyordu. Sonuç olarak şifa verici etki maddesel bir olay olmayıp başka bir etkenle ilgiliydi – enerji!!!

Homeopati tıbbındaki ilaç hazırlama aşamalarında tekrarlanan “seyreltmeler (dilusyon) ve çalkalamalar (succusyon)”, maddede doğası gereği bulunan şifa verici yüksek enerjiyi ortaya çıkarırlar.
Homeopatide, potansiyalize edilmiş remedinin muhteşem şifasına bu işlemler nedeniyle tanık oluyoruz.

Bu bağlamda, ünlü şifacı Paraselsus’un yüzyıllar önce yazmış olduğu ; “Öz” bir maddeden çıkartılır... İçindeki tüm yabancı maddeler ve dayanıksız kısımları temizlendikten ve en yüksek derecede saflaştırıldıktan sonra, olağanüstü güçlere ve mükemmeliyete ulaşır.... Bu özün içinde büyük saflık vardır ve bu saflık nedeniyle vücudu arındırma yeteneği vardır” tespiti şaşkınlık vericidir.

Homeopati de 200 yıl içinde yapılmış, 3000’in üzerinde ilaç “denemesi”var. İlaçlar bitkiler, mineraller ve hayvansal maddeler kullanılarak hazırlanırlar. Homeopatik ilaçlar hazırlanırken karışım halinde değil, tek bir ana madde olarak bir işleme tabi tutulurlar. Bu değişim sürecine ve işleme potansiyelleştirmek deniyor. Bu yöntem sayesinde zehirli ve zararlı maddeler dahi zararsız hale getirilip, doğru dozajla başarılı ve tehlikesiz bir biçimde tedavide kullanılabiliyor.

Homeopatik ilaçların etkileme biçimi bilinen bitkisel veya kimyasal sentetik ilaçların etkisi ile karşılaştırılamaz.

Homeopatik İlaç, içerdiği ana maddenin yapısal oluşumundan, inceltilmiş, seyreltilmiş unsurlar taşır.

İlaç hazırlama sürecinde, maddesel olan, maddesel olmayana, enerjetik olana dönüşür, ana maddenin biyolojik, fiziksel bir madde olarak varlığı sona erer. Özellikleri bir araç olarak hizmet veren taşıyıcılara aktarılır. İşte bu Potensiyelleştirme sayesinde ana madde kanıtlanabilir maddesel özelliğini kaybetmiş, giderek taşıyıcı madde üzerinde kayıtlı bir enerjiye ve bilgiye dönüşmüştür. Aslında var olan her şeyin madde olmadığı, enerjiye dönüşebileceği düşünülürse, bu durum çok da şaşırılacak bir gelişme sayılmaz.

Yaklaşık olarak doğal maddelerden, yani bitki, mineral, hayvan veya metalden, yapılmış 3000 ‘i aşan homeopatik preparat bulunmaktadır ve her gün bir yenisi eklenmektedir. Bu preparatlar ondalık, yüzdelik ve ellibinlik birimlerde sulandırılmıştır. Az sulandırılmış dozlar ( D/C 4 ila D/C 12 arası) sırf fiziksel kısmı etkilerken, çok yüksek sulandırılmış dozlar ( D/C 30/200/1000 vs.) psikolojik durumu da tedavi eder.

Bir örnekle bu düşünceyi daha sade anlatmaya çalışalım: Plak, kaset, CD kayıtlarının olmadığı, radyo ve televizyonun da bilinmediği bir zamanda yaşadığımızı varsayalım. O sırada birisi elinde bir kutu ile çıkıp gelse ve bize o kutudan orkestra tarafından çalınan bir müzik dinletse ne olurdu? Henüz müziğin elektrik dalgalarına dönüşebileceğini ve bu dalgaların bilgi olarak manyetik bantların üzerine kaydedilebileceğini bilmediğimiz için nasıl sığdığına hayret eder ve bunun bir hayal olduğunu düşünürdük.

Bir müzik kasetinde veya CD’sinde yalnızca bilgilerin kayıtlı olduğu gibi, homeopatik ilaçlarda da bilgiler yalnızca enerjetik nitelikte kayıtlıdır.

Zamanımızda homeopatik ilaçların içindeki maddeler belli bir potense kadar labrotuvar teknikleriyle kanıtlanabilir durumdadır. Ama yüksek potenslerde labrotuvar teknikleri maddeyi tesbit edemez. Fakat bu, kanıtlanamayan olgu yoktur anlamına gelmez.


İlaçlar nasıl kullanılmaktadır ?...

İlacı almak için temiz avucunuza ya da bir kaşığa koyup dilinize bırakın. İlaçlar temiz ağza alınmalıdır. ”Temiz” den kasıt ilacı almadan hemen önce şu haricinde , yiyecek, içecek, sigara, diş macunu, nane veya herhangi başka bir madde alınmamış olmasıdır. Şu ile yutmaktansa doğrudan ağız mukozasından emilmesine izin vermek daha faydalıdır. İlacı almak için en iyi zaman gece yatarken ve diş fırçalamadan sonraki zamandır. İlacı almadan ve aldıktan sonraki 15 dakikalık süreçte ağzınıza şu dışında hiçbir şey almamalısınız.


İlaçları saklama

Homeopatik ilaçların raf ömrü ,doğru saklandıklarında sonsuzdur yani üzerindeki son kullanma tarihleri tamamen yasalar çerçevesinde konmak zorunda olup anlamsızdır. İlaçları daima verilen kutularında tutunuz ve başka bir şişeye geçirmeyiniz. Bir ilaç için kullandığınız kabı sonra başka bir ilaç için kullanmayınız. Bu alışkanlığı geliştirmek kutunun iç yüzüne yapışabilecek ölçülemeyecek materyallerin ilaca bulaşmasını önleyecektir.
İlaçları , kuvvetli ışık ,sıcak ve keskin kokuların olduğu (kafur ,mentol , naftalin parfüm vs. ) ortamlardan uzak tutunuz. Ek önlem olarak var işe kitinizi ayrı bir kutuya daha koyunuz. Kilitli bir çekmecede çocukların erişemeyeceği yerlerde saklamak en iyidir. Şişedeki ilacın hepsi bir seferde yutulsa da zehirlenme etkisi yaratmaz ancak küçük bir çocuğun teması tüm kitinizin zarar görmesine neden olabilir.


“İlaç Denemesi" Ne Demektir?...

Homeopatinin temeli ve çıkış noktası sağlıklı insanda yapılan “ilaç denemeleri”dir. Homeopatik ilacın, bir ilaç tecrübesinin özel bilimsel şartlar altında sağlıklı insanda ortaya çıkarabileceği semptomlar, tepeden tırnağa vücudun bütün sistemlerini ilgilendirir, insanın vücudu kadar zihinsel ve ruhsal alanını da etkilerler. Buna bağlı olarak aynı ilaç bir hastanın aynı anda pek çok farklı şikayetlerini iyileştirebilir.

Maddenin tıbbi etkilerinin test edilmesine (proving) denir. Bir remediyi “kanıtlamak” için bir grup sağlıklı insana günlük olarak belli dozda verilir ve oluşan bulgular ayrıntılı olarak kaydedilir. Standart çift-kör çalışma metoduyla uyumlu olması için test grubunun yarısına da placebo (ilaç içermeyen tabletler) verilir.

Proving tamamlandığında ,deneklerde gelişen tüm bulgular ,baş dönmesi, hafıza kaybı, huzursuzluk ve benzerleri ,remedinin karakteristik özellikleri olarak , homeopatların referans kitabı olan Materia Medika da listelenir. Homeopat bir hastayı tedavi etmek istediğinde materiya medikada (ilaç bilgisi kayıtları) tarif edilen resme bakar ve bulgular eşleşiyorsa benzerlerin kanunu uygulayarak remediyi seçer.


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam3
Toplam Ziyaret41514
RADAR